" Bu kitapta anlatılan olayların hepsi gerçektir, fakat hiçbiri henüz cereyan etmemiştir. "
" Hapishane hastanesinde ameliyata alınan bir idam mahkumu gibi dehşet içindeydim. "
" Sağır-dilsizler kongresi açılışındaki saygı duruşunun sessizliğine ihtiyacım var. "
" Belki de korkak olduğumun anlaşılmasından korktuğum için, adım korkağa çıkmasın diye kavgadan kaçmıyorum? "
" Soru sormazsan ben de yalan söylemem. "
" İnançlarım gereği, bazı şeyleri tadında bırakıyorum. "
" Umutları sönmüş, nezleli bir kurbağaya benziyor. Onu öpecek prensese, ancak virüs bulaştırabilir. "
" Güneşi görebilmek için el fenerine ihtiyaç duymazsınız. "
" Sebebsiz somurtuşun ardından, kalıcı felç gelir. "
" Sahip olmadığınız niteliklerle sizi övenler, taşımadığınız kusurlarla yererler de. "
" Bir erkek hastanede size eşlik ediyorsa, onunla mezara kadar yola devam edebilirsiniz. "
" Eminim bir gün sen de hayatının kadınına rastlayacaksın evlat.. Ve ona şöyle diyeceksin: 'Ben evli bir adamım.' "
Kitap bitti. Tek kelime ile anlatacak olursam sıkıcı! "Düblörün Dilemması" çok daha eğlenceli idi. Başladığım kitapları yarım bırakmaktan hoşlanmadığım için zorla bitirdim. Tasiye edermiyim? Hayır. Ama ille de okumak isteyen olursa itiraz etmem :)).
korkma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
korkma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Ağustos 2012 Salı
27 Temmuz 2012 Cuma
saat 10 şimdi haberler..
Aslında öyle çok da bir haber yok. Ramazanla boğuşuyorum. 9 yaşımdan beri oruç tutan biri olarak hayatımın en zor ramazanını geçiriyorum. Bir halsizlik, bir yorgunluk, yemek yiyememe falan. Hem sıcakların hem de çalışmamın etkisi var diye düşünüyorum. Bu sene havadaki nem almış başını gidiyor. Önceki senelerde yazın bile yün yorgan olmadan uyuyamayan ben bu sene üzerime hiç bir şey örtemiyorum. Bu nasıl bir yapış yapışlıktır Allahım..
Cumartesi kuzenlerle gelenekselleştirmeyi istediğimiz iftarımız var. Hep beraber beyazda toplanacağız. Seviyorum kalabalık yapılan iftarları. Hele sonraki sohbet faslı tarifsiz.
Başka neler yapıyorum bu aralar diye düşünüyorum da gelmiyor aklıma hiç bir şey. Kayınvalide, anne, abla, anane iftarları yaptık. Evi de biraz saldım. Hee geçen hafta güllaç yapacağım demiştim. Yaptım. Ben sevmediğim için yemedim ama yiyenler beğendiler sadece biraz tatlı olmuş dediler. Bir dahakine şekerini azaltacağım.
Kare borcama 6 güllaç yaprağından yaptım. 1250 ml süte 2.5 su bardağı şeker koymuştum, bir dahakide 2 bardağa yakın şeker koyacağım o zaman daha çok beğenilir sanırım. Her yaprağın arasına fındık serpiştirdim ama cevizin daha çok yakışacağını düşünüyorum. Üzerine de nar bulamadığım için ahududu koydum.
Eve zaman ayırmak istiyorum artık. Koştur koştur iş yapmaktan yoruldum. Ne temizliğim tam oluyor böyle ne yemeğim. Sürekli stres içerisindeyim. Allahtan krmm bir şey demiyor, destek oluyor. Yoksa iyice yemiştim kafayı. Ama düzelecek inşallah her şey inanıyorum..
İki yeni kitap aldım. "Bir Yumak Mutluluk" ve "Korkma Ben Varım". Bir yumak mutluluk küçük mucizeler dükkanının devam kitabı. İlgiyle okuyacağımı düşünüyorum. Korkma ben varım da "Dublörün Dilemması" kitabının yazarı Murat Menteş'in başka bir kitabı.
Düblörün Dilemmasını okudum daha önce. Gerçekten değişik bir kurguya sahip keyifli bir kitap. Bu aralar absürt komedi dizileri meşhur ya bu da öyle bir kitap. Okunmasını mutlaka tavsiye ediyorum. Diğerleriyle ilgili yorumlarda okuduktan sonra artık.
Film de izlemiyoruz bu ara pek Batman girdi sanrım bugün vizyona. Onu izlemek istiyorum. Başka ne var ne yok hiç bilmiyorum. Eskiden haftada 3 posta sinemaya giden biri olarak bu halimi çok kınıyorum ama yapacak bir şey yok zaman iş güç meselesi.
Geçtiğimiz haftanın özeti öyle işte elle tutulur bir şey yok. Önümüzdeki haftanın daha dolu dolu geçmesi duaları ile..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

