Dün kontrole gittim ve bebeğimin kalp atışlarını duydum. İçim çok rahatladı. Bir terslik olacak diye korkuyordum.Çok şükür herşey güzel dedi doktorum. Bir dahaki kontrol 1 ay sonra. O zamana kadar kocaman olacak bebeğim inşallah :)).
Bu hafta geçtiğimiz haftaya göre daha iyiym. Mide bulantılarım baya azaldı sadece karnım acıktığında bulanıyor. Ama şuan bence mide bulantısından daha kötü olan bir sorunla karşı karşıyayım; hazımsızlık.. Yemek yemek tam bir kabus. Yani yerken hiç bir sorun yok hatta hep aç olduğum için yemeklere kıtlıktan çıkmış gibi saldırıyorum fakat sonrası felaket. Karnım şişiyor, kasılıyor. Ağlama noktasına geliyorum. Anladım ki çok yememem lazım çok azar azar sık sık yemeliyim. Bugün uygulamaya çalışıyorum bu kararımı inşallah başarılı olurum. Bir de hareket etmem gerekiyor. Yan gelip yatmakla çözülmeyecek bu problemler. Her gün düzenli olarak yürüyüşe çıkmaya karar verdim. Çok uzun süre olmayacak şekilde doktorum da izin verdi. Beslenme düzenim hala bozuk. Gerektiği gibi protein, vitamin falan alamıyorum galiba. Ama ebe 3 ay çok zorlama kendini bebek gerekli besinleri senden karşılar zaten önemli olan 3 ay sonrasındaki dönem dediydi. Ona güveniyorum :).
Psikolojik olarak iyiyim. Havalarında güneşli olmasının etkisi var sanırım bu ruh halim üzerinde. Gerçi hala bir çocuğum olacak fikri garip gelsede kalp atışlarını duyunca çok heyecanlandım. İçinde hissetmeye başladığında daha çok sahipleneceksin diyor etrafımdakiler. 9 ay annenin de babanın da durumu kabullenmesi için gerekli süre demekki hele benim gibiler için çok gerekli :D. Hayaller kurarak, hazırlıklar yaparak dahil ediyoruz onu ailemize. Geldiği zaman gerçekten eksikliği var olan, beklenen olarak geliyor. Şuan bile yaptığımız planlar hep onun üzerinden. Şuan bile sanki hayatımızda... Rabbim hayırlısıyla kucağımıza almayı nasip etsin..
bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Aralık 2014 Çarşamba
11 Aralık 2014 Perşembe
hamileyim..
Şaka gibi ama değil. Evet hamileyim. Şuan için 5 buçuk haftalık bebeğim. Daha kalp atışlarını duymadık gerçi. İnşallah sağlıklı olarak gelişmeye devam ediyordur. İki hafta sonra duyarız atışları da heyecanımız katlanır.
Pek anaç yapılı biri değilimdir ben. Gezmeyi yemeyi yürümeyi hayal kurmayı konuşmayı severim. Bir çocuğumun olması ona bağlanacak olma fikri pek bana göre değildi. Arada kalmışlık yaşıyordum aslında evet bir çocuğum olsun istiyordum etrafımda yaşanılan o kutsal sevgiyi ben de hissetmek istiyordum ama diğer yandan rahatıma okadar düşkündüm ki.. Sonra yavaş yavaş farkettim sahip olduğum korkuların aslı yok aslında. Bizim toplumumuz tarafından ortaya atılan hurafeler. Sosyal medyada çok çocuklu yabancı ailelere baktığımda hayallerimdeki yaşamı görüyorum. Kimse çocuğu bit külfet olarak görmüyor. Kimse çocuğu olduktan sonra kendini eve kapatmıyor. Ysşamına çocukla beraber devam ediyor. Tabiki kocalarında bu yaşamda payı çok büyük. Türk toplumunda daha yeni yeni babalar çocuk bakımına katılmaya başladı. Çocukların bütün yükü üzerinde olan anneler haklı olarak çok yoruluyorlar. Toplumumzdaki değişimler, takip ettiğim yabancı aileler içimdeki korkuları baya aldı götürdü. Yada annelik hormonlarım çalışıyor bilemiyorum :)).
Ablamla aramda yaş farkı olduğu ve genç yaşta evlendiği için evde uzun bir süre tek çocuktum. Çok sıkıldığımı, keşke bir kardeşim olsa diye düşündüğüm zamanları hatırlıyorum. Bu yüzden çok çocuk taraftarıyım. Bir taneyi yapan ikinciyi üçüncüyüde yapar diye düşünüyorum. Her nekadar herkes sen bi birtaneyi doğur sonra konuşuruz desede düşüncelerimin çok değişeceğini sanmıyorum. Bir süre zor ve yıpratıcı olabilir biliyorum ama eminim sonrası da çok keyifli olacaktır.
Bakalım nasıl günler beni bekliyor merak ediyorum..
Pek anaç yapılı biri değilimdir ben. Gezmeyi yemeyi yürümeyi hayal kurmayı konuşmayı severim. Bir çocuğumun olması ona bağlanacak olma fikri pek bana göre değildi. Arada kalmışlık yaşıyordum aslında evet bir çocuğum olsun istiyordum etrafımda yaşanılan o kutsal sevgiyi ben de hissetmek istiyordum ama diğer yandan rahatıma okadar düşkündüm ki.. Sonra yavaş yavaş farkettim sahip olduğum korkuların aslı yok aslında. Bizim toplumumuz tarafından ortaya atılan hurafeler. Sosyal medyada çok çocuklu yabancı ailelere baktığımda hayallerimdeki yaşamı görüyorum. Kimse çocuğu bit külfet olarak görmüyor. Kimse çocuğu olduktan sonra kendini eve kapatmıyor. Ysşamına çocukla beraber devam ediyor. Tabiki kocalarında bu yaşamda payı çok büyük. Türk toplumunda daha yeni yeni babalar çocuk bakımına katılmaya başladı. Çocukların bütün yükü üzerinde olan anneler haklı olarak çok yoruluyorlar. Toplumumzdaki değişimler, takip ettiğim yabancı aileler içimdeki korkuları baya aldı götürdü. Yada annelik hormonlarım çalışıyor bilemiyorum :)).
Ablamla aramda yaş farkı olduğu ve genç yaşta evlendiği için evde uzun bir süre tek çocuktum. Çok sıkıldığımı, keşke bir kardeşim olsa diye düşündüğüm zamanları hatırlıyorum. Bu yüzden çok çocuk taraftarıyım. Bir taneyi yapan ikinciyi üçüncüyüde yapar diye düşünüyorum. Her nekadar herkes sen bi birtaneyi doğur sonra konuşuruz desede düşüncelerimin çok değişeceğini sanmıyorum. Bir süre zor ve yıpratıcı olabilir biliyorum ama eminim sonrası da çok keyifli olacaktır.
Bakalım nasıl günler beni bekliyor merak ediyorum..
2 Kasım 2012 Cuma
solaklar için örgü..
Ben solak bir insanım. Bir tek yemek yerken sağ elimi kullanırım ama tabağın sonunu sıyıramam. Günlük hayatta kullanılan bir çok alet sağ el kullanımı için tasarlanmıştır. Cezveler, cetveller, kumpaslar.. Bu ürünlerin solaklar için olanları da yapıldı fakat bulmak zor. Mecburen orjinallerini kullanmaya alışıyoruz.
Lise çağlarımdaki örgü örme hevesim benim solak annemin ise sağlak olmasından dolayı başlamadan bitti. Bir türlü öğrenemedim. Ne ben annemin sağ elle gösterdiklerini anlıyordu ne de annem benim sol elle yaptıklarımı. Derme çatma bir şeyler yapmaya çalışmıştım ama hep yarım kaldı. O zamanlardan sonra da bir daha elime şiş almadım. Ta ki Küçük Mucizeler Dükkanını okuyana kadar. Kitabın sonunda bebek battaniyesi modeli vermişlerdi ve benim doğacak bir yeğenim vardı. Ona bir battaniye örmeye kadar verdim. Ama nasıl? Solaktım ve etrafımda örgü bilen bir solak yoktu. Kendi başıma başarmalıydım. Her zaman kurtarıcım olan internete başvurayım dedim. Ve solak yabancı bir bayanın örgü videolarını buldum.
Tam 6 tane video var. İlmek atmadan, örgü örmeye ve ilmek kapamaya hepsini gösteriyor. Benim için çok yararlı oldu. Battaniyeme başladım ve güzelce devam ediyorum :)).
İşte videolar.. İnşallah birilerinin dah işine yarar..
Lise çağlarımdaki örgü örme hevesim benim solak annemin ise sağlak olmasından dolayı başlamadan bitti. Bir türlü öğrenemedim. Ne ben annemin sağ elle gösterdiklerini anlıyordu ne de annem benim sol elle yaptıklarımı. Derme çatma bir şeyler yapmaya çalışmıştım ama hep yarım kaldı. O zamanlardan sonra da bir daha elime şiş almadım. Ta ki Küçük Mucizeler Dükkanını okuyana kadar. Kitabın sonunda bebek battaniyesi modeli vermişlerdi ve benim doğacak bir yeğenim vardı. Ona bir battaniye örmeye kadar verdim. Ama nasıl? Solaktım ve etrafımda örgü bilen bir solak yoktu. Kendi başıma başarmalıydım. Her zaman kurtarıcım olan internete başvurayım dedim. Ve solak yabancı bir bayanın örgü videolarını buldum.
Tam 6 tane video var. İlmek atmadan, örgü örmeye ve ilmek kapamaya hepsini gösteriyor. Benim için çok yararlı oldu. Battaniyeme başladım ve güzelce devam ediyorum :)).
İşte videolar.. İnşallah birilerinin dah işine yarar..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)