4 Ağustos 2017 Cuma

Yeniden..

Çok zaman geçmiş üstünden.. ilk hamileliğimin günlüğünü tutuyormuşum o zaman şimdi üçüncüye hamileyim. Bir kızım, bir oğlum var ve bir oğlum daha olacak inşallah. Ben artık eski ben değilim. Annelik çok baskın kanımda. Çok kişilik düşünüyorum yapacaklarımı. Duraklama dönemindeyim hayatımın. Fırtına öncesi sessizlik. Ufak bebeyle eskisi kadar özgür olamıyor insan. Gezmeye tozmaya mola verdim hayatımda bir süreliğine. Çocuklarımla gezdiğim, öğrendiğim zamanların hayallerini kuruyorum. Yavaşlamak ve sadeleşmek bu süreçteki en büyük hedeflerim. Anın tadını çıkartacağım.. 

9 Şubat 2015 Pazartesi

gebelik serüveni.. 11-12-13. haftalar..

Haftalar ilerleyip rahatsızlıklarım ortadan kalkınca beni bir rahatlama aldı tabi. 3 haftayı birden yazmaya kalkışıyorum :). Artık iyiyim çok şükür. Mide bulantısı falan hiiç kalmadı. oburluğumdan kaynaklı hazımsızlık devam ediyor sadece. Nefsime söz geçirebildiğim sürece rahatsızlık çekmiyorum.

12. hafta bitiminde doktor kontrolüm vardı. Bir şey söylemek için daha erken ama kıza benziyor dedi :)). İnsan ister istemez hemen moda giriyor. Hayırlısı olsun diye dua ediyorum hep. İnşallah önümüzdeki kontrolde kesinleşir cinsiyeti.

Çevremde şuan baya hamile ve yeni doğum yapmış kişi var. Süreci geçirmek daha kolay oluyor benim için. Aynı dertleri paylaşıyoruz hep. Yeni doğan gördüğümde panik halim hala geçmedi, kendi çocuğumu kucağıma alana kadar da geçmeyecek sanırsam. Krmm daha rahat kucağına alıyor bebekleri. Onu öyle gördükçe çok mutlu oluyorum. Gerçekten harika bir baba olacak inşallah.

14 Ocak 2015 Çarşamba

hayal meyal..





" Bize olanaksız gibi gelen onlarca şey başkalarının günlük hayatıın bir parçası değil mi? "

" Yaşarken bile yanında refakat edilmesi güç bir adam oldum. Ölürken kim refakat edebilir? "

" Ölümcül hastalıkların istatistiklerinde bir sayısal veri olabileceğim düşüncesi bana çok uzaktı. "

" Gerçeklik ne kadar yalın bir yüzle karşımızda haykırırsa haykırsın, biz yine de kendi beklentilerimizin içten içe fısıldadığı yalanlara kulak kesiliyoruz. Yalanın yayılması nasıl da sinsidir Tanrım. Sizi ne zaman avuçlarına aldığını bilemezsiniz.
    Kendi yalanlarınızın bile!
    Kaldı ki insanın vücudunu, ruhunu zayıf düşüren en çok kendi yalanlarıdır. "

" Ölümün karşısında ilk düşündüklerimiz, ilk söylediklerimiz, ilk hissettiklerimiz aynı mıdır? yoksa farklı yaşamları tercih eden insanların, ölümle yüz yüze geldiklerinde ilk söyledikleri cümleler de farklı kelimelerden mi oluşuyor? Ölümle karşılaştıklarında farklı hayallerin teselli veren buğusunda kendilerini kaybetmeye mi çalışıyorlar? "

" Bu yüzden ölüm 'bir süre iç çekip sonra da görmemiş gibi' davranmaktır benim dünyamda. "

" İnsanın bir şeyi önemli bulması da tamamen kendisiyle ilgili. Senin için önemliyse, dünyanın en önemli şeyi demektir. "

" Ne kadar garip! Bütün insanlar öleceğini bildiği halde mutlu olmayı becerebiliyorlar. Ama ölüm tarihi ile ilgili bir zaman diliminden söz edildiği anda bir daha o mutluluğu yakalamanın imkanı yok. "

" Gerçeği yaşamak, söylemek kadar kolay olmaz hiçbir zaman. Bizim düyamızdaki bazı gerçekler yalnızca başkalarının yaşaması içindir. "

" Kadınların sessizliği korkunçtur. perdenin arkasında bazı gölgeleri seçebilirsiniz ama asla tam olarak ne olup bittiğini anlayamazsınız. "

" İstedim ki bana bu kadar yakında olan insanlar birkaç kelimeyle, birkaç cümleyle, bir bakışla, bir nefes alışımla anlasınlar neler olup bittiğini. Çünkü ben böyle anlayabiliyorum. Eğer sahiden birinin yakınında duruyorsam, bu kadarla da olsa farkında varabiliyorum olup bitenlerin. Yakınlarında olmanın hakkını veriyorum ve bunu onlardan da bekliyorum. "

" İnsan bazen doğru kelimeleri, doğru cümleleri bulabildiğini  zannediyor, henüz yaşanmamış anlara ilişkin. Oysa yaşanan an kendi sözlerini dayatıveriyor insana. Ağzını kitleyip, hiç bir planlanmış söze fırsat bırakmıyor. "

" Tam da o zamanlarda öğrendim ki, insan denilen varlığın alışamayacağı hiçbir durum, hiçbir olay yok yeryüzünde. "

" Bazen öyle sanıyor ki insan, eskisi gibi olabilir her şey..
   Olmaz halbuki.
   Olmaz.
   Tüketip de geçtiğimiz onca şey eskisi gibi olamaz,
   Ben sadece denemek istedim.
   Farkındayım olmayacağının.
   Ben hala gözlerini bıraktığım yerde arıyorum. "

" Yanisi şu cevabından hoşlanmayacaksan, kaldıramayacaksan hiçbir soru sorma! "

" Sevgili yüzündeki solgunluğu, içinden geçen mutsuzluk esintisini, ellerinle fazladan oynayışını, gözünü fazladan kaşırışını, şaçlarınla fazladan oynayışını, gözlerini fazladan kırpıştırmanı bile fark eder. "

" Bir kadının teselli ettiği erkek, ölümcül yaralarına tahammül edebilecek kadar güçlü hissedebilir kendisini. "

13 Ocak 2015 Salı

gebelik serüveni.. 9-10. hafta..

Soğuklar geldi, karlar yağdı, herkes evlerine kapandı. Şikayetçimiyim bu durumdan tabiki hayır. Hatta gizli bir mutluluğum bile var. Benim zaten keyfim yok, dışarı çıkacak, gezecek, tozacak halim yok. Başkalarını dışarılarda görsem kıskanabilirdim. Ama herkes benim gibi bu aralar evlerinde vakit geçiriyor. Kötü müyüm ben yaa??
Yaz başlarında hamile kalmayı hayal etmiştim ben hep. Tabiki Rabbim hayatın bizim planlarımıza göre gitmediğini bir kez daha yaşayarak öğretti. Bizi bizden daha iyi bilen her zamanki gibi hakkımda hayırlı olanı vermişti bana. Şimdi düşünüyorumda bu zamanlarda hamile olmak benim fıtratıma gerçekten daha uygun. Hava soğuk ama ben evde çok bunaldığımda saatin kaç olduğunun önemi olmadan hava almaya çıkabiliyorum. Oysaki yazın olsa öğlen vakti asla dışarı çıkamazdım. Normal zamanda bile sıcak midemi bulandırıp, tansiyonumu düşürür bu haldeyken hele dışarı adım atamazdım gibi geliyor. Dışarısı cıvıl cıvılken benim halim olmayıp evde oturmak da baya koyabilirdi. Tabi bunları 8 ayımı temmuz sucağında geçirmeden söylüyorum. O günleri yaşadıktan sonra hala aynı düşüncede olabilirmiyim bilmem. Yaşayıp göreceğim inşallah.
Günler geçiyor fakat benim şikayetlerimde çok bir değişiklik yok. Mide bulantılarım hala devam ediyor, özellikle tok olduğum zamanlarda. Tabi o benim oburluğumdan mı yoksa gerçekten tokluktan mı bilemiiiceem. Aslında az az sık sık yemeyi başarsam sanırsam baya rahatlayacağım. artık sağlıklı beslenmeye de başlamam lazım. Süt, yumurta, sebze, meyve, et, balık fln. Ekmekleri, makarnaları, hamur işlerini biraz azaltmam gerek. 12. haftadan sonra tamamen düzene girmeliyim. İnşallah şikayetlerde tamamen yok olur ozaman.
Bugün bir ay önce doğum yapmış bir arkadaşın bebeğini görmeye gittim. Yeni doğmuş bebek görünce çok geriliyorum. Bir panik dalgası kaplıyor içimi. Kucağıma aldığımda kasılıyorum. Allahım bu 9 aylık süre boyunca hazırla beni. Herkes kendi çocuğun olunca öyle olmaz diyorlar ama ben yine de korkuyorum. Eminim onun kokusunu duyduğumda silinip gidecek bütün kaygılarım korkularım. Ya Rabbim o günleri hayırlısıyla yaşamayı nasip et.

31 Aralık 2014 Çarşamba

dua..



Allahım sen ne büyüksün.. Milyarlarca kar tanesini birbirinden farklı yaratıp üzerimize yağdıran, zamanı geldiğinde de eritip yok edensin.. Doğadaki tüm olaylarda görüyoruz  faniliği.. Hiç bir şey sürekli var değil. Bile bile göre göre neden bu dünyaya kök salmaya çalışmamız? Bir saat sonrasını bilemezken günler aylar sonrasına planlar yapışımız neden? Sevdiklerimizi bir daha görebileceğimizin garantisi yokken bu kalp kırmalar neden? Neden bu bencillik, neden bu kaantkarsızlık, neden bu memnuniyetsizlik?.. 

Başka insanların düşüncelerini rabbimin rızasından daha çok önemsiyoruz. Arkadaşlarla muhabbet edeceksek hızlıca kılıveriyoruz namazlarımızı. Normalde uyanamadığımız sabah namazı vaktinde gezmeye gideceksek eğer açılıveriyor gözlerimiz kendiliğinden. İnternette harcadığımız vaktin yarısını harcamıyoruz kuranın başında. Tesettürün sınırlarındansa moda daha önemli bizim için. Gereksiz bir sürü yazı ile dolu olan dergileri karıştırdığımız kadar karıştırmıyoruz hadis kitaplarını, ilmihalleri. Hep bu dünyada daha rahat, daha keyifli, daha sorunsuz yaşamak için çabalıyoruz. Herşey dünyalık..

5 vakit namazımı kılıyorsam, ramazanda orucumu tutuyorsam, başım kapalıysa, haftada bir gün sohbete gidiyorsam, zekatımı veriyor arada da sadaka dağıtıp insanlara yardım ediyorsam iyi bir müslümanım diye düşünüyoruz. Gerçekten bu kadar mı müslümanlık? Rabbim rızası sadece bunları yapınca kazanılıyor mu?  İçim kıskançlıkla doluysa, dedikodu yapmaktan zevk alıyorsam, ihtiyacım olmayan şeyleri sırf düzene ayak uydurmak adına alıyorsam, israf yapıyorsam, elimdekilerle mutlu olmuyorsam, içten içe daha çoğuna sahip olamadığım için kızıyorsam, sahip olduklarım için şükretmiyorsam yine de onları yaptığım için iyi bir müslüman oluyor muyum?. 

Allahım değiştirmek  istediğim o kadar çok şey var ki hayatımda. Nefsime hakim olmak, çenemi tutmak, gıybet yapmamak istiyorum. Gereksiz yere alışveriş yapmamak istiyorum. Kapitalist düzenin bir parçası olmamak istiyorum. Başka insanların düşüncelerini senin rızanın önüne geçirmemek istiyorum. Ne durumda olursa olsun yalan söylememek istiyorum. Kalbimden hiç kötü düşünceler geçmesin istiyorum. Kimseyi kırmamak istiyorum. Tesettürüme daha çok dikkat etmek istiyorum. En önemlisi senin rızanı kazanmak istiyorum. Rabbim "ol" de oluversinler.. 

gebelik serüveni.. 8. hafta..

Geride bıraktığımız koca bir yılın yanında benim 8 haftam ne ki diyeceğim ama bu 8 hafta benim için koca bir yıldan daha önemli. Ne zamandır bekleneni verdi Rabbim bana zamanı gelince. Zamanı geldiğinde aramızdan aldıkları gibi. 25 aralık perşembe akşamı krmmin amcası vefat etti. Bir haftadır hastanede durumu kritik olmasına karşı perşembe sabahı iyi demişti doktorlar bu şekilde devam ederse iki güne yoğun bakımdan çıkarabiliriz demişlerdi. Ama öyle olmadı rabbim hakkında hayırlısını verdi.. Mekanı cennet olsun inşallah.

Biraz sancılı geçti o günlerim, kendimi kastığımdan sebep sanırsam. Çok şükür daha büyük bir problem yaşamadan normale döndüm yine. Hamilelere gösterilen özel ilgi hoşuma gidiyor. Bir mekana girdimmi herkes oturmam için yer veriyor. Ayağıma terlik geliyor, arkama yastık konuyor. Tüm servislerde önceliğim var. Canım ne isterse o pişiyor. Keyfime diyecek yok yani :)) 
Halsizliğim ve mide bulantım devam ediyor. Bir de bunlara ek olarak bel ağrısı eklendi. Özellikle eğildiğimde kalçamın üzerine ağrı giriyor. Bir süre daha devam ederse doktoruma danışacağım. İnşallah geçer en kısa zamanda.. Artık bebeğimi hissetmek istiyorum ben... 

24 Aralık 2014 Çarşamba

gebelik serüveni.. 7. hafta

Dün kontrole gittim ve bebeğimin kalp atışlarını duydum. İçim çok rahatladı. Bir terslik olacak diye korkuyordum.Çok şükür herşey güzel dedi doktorum. Bir dahaki kontrol 1 ay sonra. O zamana kadar kocaman olacak bebeğim inşallah :)).

Bu hafta geçtiğimiz haftaya göre daha iyiym. Mide bulantılarım baya azaldı sadece karnım acıktığında bulanıyor. Ama şuan bence mide bulantısından daha kötü olan bir sorunla karşı karşıyayım; hazımsızlık.. Yemek yemek tam bir kabus. Yani yerken hiç bir sorun yok hatta hep aç olduğum için yemeklere kıtlıktan çıkmış gibi saldırıyorum fakat sonrası felaket. Karnım şişiyor, kasılıyor. Ağlama noktasına geliyorum. Anladım ki çok yememem lazım çok azar azar sık sık yemeliyim. Bugün uygulamaya çalışıyorum bu kararımı inşallah başarılı olurum. Bir de hareket etmem gerekiyor. Yan gelip yatmakla çözülmeyecek bu problemler. Her gün düzenli olarak yürüyüşe çıkmaya karar verdim. Çok uzun süre olmayacak şekilde doktorum da izin verdi. Beslenme düzenim hala bozuk. Gerektiği gibi protein, vitamin falan alamıyorum galiba. Ama ebe 3 ay çok zorlama kendini bebek gerekli besinleri senden karşılar zaten önemli olan 3 ay sonrasındaki dönem dediydi. Ona güveniyorum :).

Psikolojik olarak iyiyim. Havalarında güneşli olmasının etkisi var sanırım bu ruh halim üzerinde. Gerçi hala bir çocuğum olacak fikri garip gelsede kalp atışlarını duyunca çok heyecanlandım. İçinde hissetmeye başladığında daha çok sahipleneceksin diyor etrafımdakiler.  9 ay annenin de babanın da durumu kabullenmesi için gerekli süre demekki hele benim gibiler için çok gerekli :D. Hayaller kurarak, hazırlıklar yaparak dahil ediyoruz onu ailemize. Geldiği zaman gerçekten eksikliği var olan, beklenen olarak geliyor. Şuan bile yaptığımız planlar hep onun üzerinden. Şuan bile sanki hayatımızda... Rabbim hayırlısıyla kucağımıza almayı nasip etsin..

19 Aralık 2014 Cuma

benim hala umudum var..

Hamilelik miskinleştirdi beni. Sabahları erken kalkamıyorum artık. Yatakta bir saat telefonla uğraşma alışkanlığıma geri döndüm. Puslu havalar insana birşeyler yapma enerjisi vermiyor. Evet midem bulanıyor ama yemek yapmak da gelmiyor içimden. Evde oldukça mayışıyorum, güneşi görünce dışarı atıyorum kendimi, hava buz, üşüyorum. Dikiş kursunu da boşladım bu aralar. Oysa ki ne güzel bir etek biçmiştim. Çantanın içinde keyfimin gelmesini bekliyor. Geçecek biliyorum. Herşey geçiyor. hep böyle kalsın diye istediğim o kadar çok şey var ki hayatta. Ama kalmıyor. Bu kalmamazlık belkide değerini bilmemiz için gerekli. Hep aynı kalsalar bir süre sonra bilinmezdi kıymeti. 4 elle sarılmalı hayata, anlara. Bir anda herşeyin değişebileceğine çok kere şahit oldum. Bugün varolup yarın olmayan insanlar, 45 saniyede değişen hayatlar, aramıza yeni katılan umutlar.. Allahım ne olur her anımızın kıymetini bilmeyi nasib et bize.
Eskiden çok severdim yalnızlığı ama artık hiç bana göre değil anladım. Birileri olsun istiyorum hep yanımda, pozitif birileri. Enerjime enerji katsın istiyorum. Kendiyle kaldımı insan batması daha kolay. Krmm olsun mesela hep yanımda. Onunlayken çok güzel hayat. Ablam, ailem, arkabalarım, arkadaşlarım, kendimi yanlarında rahat hissettiğim insanlar olsun etrafımda. Havada güneş olsun, rüzgar ılık. İşte ben de aynı kalamamışım zaman karşısında. Depresif, yağmurlu, yalnız günler benim günlerimdi eskiden. Hala çok severim son baharı ama sevdiklerimle beraber gülerek.. İyi ki diyorum bir daha iyi ki değişiyor herşey zamanla..
Haftaya doktor kontrolüm var. İçim pır pır. Herşeyin hayırlısı için dua ediyorum.

13 Aralık 2014 Cumartesi

gebelik serüveni.. 6. hafta..

"Teoride teoriyle pratik arasında bir fark yoktur ama pratikte vardır." yıllar önce duyduğum, kime ait olduğunu bilmediğim bu sözü çok beğenirim. Doğruluğunu da bir kaç kez tecrübe ettim. Hamilelik ve annelik sürecinde de doğru olduğunu biliyorum. Ablamın hamileliklerinde de çocukların bakımında da hep yanındaydım. İki süreçlede ilgili teorik bilgim çok fazla ama işleri pratik etmeye gelince aynı olmadıklarının farkına varıyor insan.

40 haftalık maceramın 6. haftasındayım. 6 haftalık hamilelerin çoğuna göre iyi durumdayım. koku hassasiyetim daha yok. Yemek pişirebiliyorum. Kendi pişirdiğim yemeği yiyebiliyorum. Sabahları aşırı bulantıyla uyanmıyorum. Sadece acıktığımda, çok yemek yediğimde bir de tatlı yedikten sonra hafif bir çalkantı oluyor midemde. Beni asıl etkileyen belirti halsizlik. uykum yok sürekli uyumak istemiyorum ama sürekli başım bir yere yaslı olsa olur. Bu halsizliği Rabbim hamile olduğumuzu kabullenelim diye veriyor sanırım bize. Çünkü geçtiğimiz hafta daha iyiyken hamile olduğumu unutup hoplayıp zıplayabiliyordum. Şimdi istesemde yapamam. Kötü gibi gözüksede aslında iyi birşey halsizlik :). En azından benim için..

İşte teori ve pratik çatışması buralarda başlıyor. Bu zamanlarda beslenmeme dikkat etmem gerektiğini biliyorum. Protein ağırlıklı beslenmem lazım. Sabahları en az bir yumurta, peynir, zeytin, yeşillik yemem, günde 1 bardak süt içmem, haftada iki akşam balık yemem, et yemem, tavuk yemem, sebze meyve yemem, karbonhidratlardan olabildiğince uzak durmam gerekiyor. Ama gel gör ki yarısından çoğunu yapamıyorum. Bu yiyecekleri hazırlamak için gerçekten iyi efor sarfetmek lazım benimse çoğu zaman halim olmuyor artık. Sabahları tost ve portakal suyuyla geçiştiriyorum. Diğer zamanlarda Allah ne verdiyse, kek, poğaça, çorba, yemek.. Balık yerinede omega 3 kullanıyorum :D. İnşallah daha da kötüleşmem bu hallerim de geçer eski enerjime kavuşurum.


11 Aralık 2014 Perşembe

hamileyim..

Şaka gibi ama değil. Evet hamileyim. Şuan için 5 buçuk haftalık bebeğim. Daha kalp atışlarını duymadık gerçi. İnşallah sağlıklı olarak gelişmeye devam ediyordur. İki hafta sonra duyarız atışları da heyecanımız katlanır.
Pek anaç yapılı biri değilimdir ben. Gezmeyi yemeyi yürümeyi hayal kurmayı konuşmayı severim.  Bir çocuğumun olması ona bağlanacak olma fikri pek bana göre değildi. Arada kalmışlık yaşıyordum aslında evet bir çocuğum olsun istiyordum etrafımda yaşanılan o kutsal sevgiyi ben de hissetmek istiyordum ama diğer yandan rahatıma okadar düşkündüm ki.. Sonra yavaş yavaş farkettim sahip olduğum korkuların aslı yok aslında. Bizim toplumumuz tarafından ortaya atılan hurafeler. Sosyal medyada çok çocuklu yabancı ailelere baktığımda hayallerimdeki yaşamı görüyorum. Kimse çocuğu bit külfet olarak görmüyor. Kimse çocuğu olduktan sonra kendini eve kapatmıyor. Ysşamına çocukla beraber devam ediyor. Tabiki kocalarında bu yaşamda payı çok büyük. Türk toplumunda daha yeni yeni babalar çocuk bakımına katılmaya başladı. Çocukların bütün yükü üzerinde olan anneler haklı olarak çok yoruluyorlar. Toplumumzdaki değişimler, takip ettiğim yabancı aileler içimdeki korkuları baya aldı götürdü. Yada annelik hormonlarım çalışıyor bilemiyorum :)).
Ablamla aramda yaş farkı olduğu ve genç yaşta evlendiği için evde uzun bir süre tek çocuktum. Çok sıkıldığımı, keşke bir kardeşim olsa diye düşündüğüm zamanları hatırlıyorum. Bu yüzden çok çocuk taraftarıyım. Bir taneyi yapan ikinciyi üçüncüyüde yapar diye düşünüyorum. Her nekadar herkes sen bi birtaneyi doğur sonra konuşuruz desede düşüncelerimin çok değişeceğini sanmıyorum. Bir süre zor ve yıpratıcı olabilir biliyorum ama eminim sonrası da çok keyifli olacaktır.

Bakalım nasıl günler beni bekliyor merak ediyorum..